Fotograf bir çok zaman sizleri uzaklara götüren veya uzakları yakın eden bir oluşumdur.anı yaşamak gibi anı yakalamktır teması fotografın.anı,doga,manzara,porte gibi fotograflarda o anı o günü ve o kişiyi yaşarsınız.geçmiş zamanda bir yolculuk yaparak olaylara olanlara şahitlik edersiniz.Fotografçının asıl amacı da budur,yaşanmışlıkları olayları mekanları fotograflayıp geleceğe merak edilenlere bir yol çizmektir.gün gelir insan bir fotografçının bir kareyi neden çektiğini anlamakta güçlük çeker ve nedenini düşünür “neden çekildi bu kare,ne anlatıyor” diyerek anlam kazandırmaya çalışır kendince. Fikrimce bu düşünceyi veriyorsa birkare sanırım o fotografçı artık halk için sanat yapmaya başlamıştır.Görselliğin olmadıgı zamanlarda sadece insanın hayal gücü ortadaydı olaylar savaşlar padişahlar ressamlarda olmasa geçmişe asla ışık tutulmazdı.fotografın değeri ve hayata kattıgı önem buradan kaynaklanıyor.insanların yaşam tarzlarını,yaşadıkları mekanlarını,örf adetlerini, geçmişten geleceğe aktararak yitirilmişlikten kurtarıyor bizleri.Fotograf sanatçısı fotografları ile “bak ben ne gördüm,senin gördüklerin dışında” demek istiyor.günümüzde fotograf alanında çekilebilecek ne kaldı düşünceside hakimdir fakat ben katılmıyorum böyle bir düşünceye.Çünki çekilebilecek bir şey kalmasada hiç kimse benim açımdan benim gözlerimle görmedi o fotograf karesini o nedenle hala fotograf çekilebilir.Farklı açıdan farklı bir bakışla.Farklı görüşle,farklı görünümle,farkındalık oluşturmaktır fotograf sanatında.Bu fikirle çıktım bu yola bütün niğdeye ve hatta dünyaya farkındalıklarımı tanıtmak amacıyla. Işıgınız bol olsun.Şabettin KOPAN